Ezberden Stratejiye: Agentic AI Üniversiteye Giriş Sistemini Nasıl Zorlayacak?
Bir düşünün. Aynı sınava giren iki öğrenci var. Biri yıllardır test çözmüş, binlerce soruyu neredeyse refleksle işaretliyor. Diğeri ise daha az soru görmüş ama problemi parçalara ayırmayı, hangi bilgiye ne zaman ihtiyaç duyduğunu ve farklı yollar denemeyi biliyor. Bugüne kadar hangisi avantajlıydı, cevabı belli. Peki ya yarın?
Agentic AI tam da bu dengeyi bozacak bir kırılma noktası.
Bugüne kadar üniversiteye giriş sistemi, büyük ölçüde ezberi hızlı çağırma ve benzer soruları seri şekilde çözme becerisini ödüllendirdi. Elbette analiz vardı, ama analiz de çoğu zaman kalıplara bağlıydı. “Bu soru tipinde şu yöntem uygulanır.” Agentic AI ise bu yaklaşımı kökünden sorguluyor.
Agentic AI neyi değiştiriyor?
Agentic AI, klasik üretken yapay zekâdan farklı olarak sadece cevap veren değil; hedef koyan, plan yapan, alternatifler deneyen ve sonuçlarını değerlendiren bir yapı. Yani ezberin değil, stratejinin dijital karşılığı.
Bir öğrenci düşünün:
“Bu soruyu çöz” demiyor,
“Bu soruda en hızlı ve en güvenilir yolu bul” diyor.
İşte tam burada üniversite sınavlarının zayıf noktası görünür hale geliyor. Çünkü sınav sistemi, tek doğruyu ölçmeye odaklı. Agentic AI ise “tek doğru yol yoktur” diyerek çalışıyor.
Ezberin tahtı sallanıyor
Agentic AI ile büyüyen bir nesil için bilgiye ulaşmak sorun değil. Sorun, hangi bilgiyi, hangi bağlamda, hangi amaçla kullanacağını bilmek. Bu da ezberle ölçülmez.
Mevcut sınav sistemi şunu varsayıyor:
“Bilgiyi zihninde tutan, başarılıdır.”
Agentic AI ise şunu fısıldıyor:
“Bilgiyi yöneten, başarılıdır.”
Bu ikisi aynı şey değil. Ve giderek daha az örtüşüyor.
Sınav soruları neye dönüşmek zorunda kalacak?
Eğer sistem değişmezse, Agentic AI destekli öğrenciler için sınavlar bir engel olmaktan çıkacak, formaliteye dönüşecek. Gerçek rekabet ise sınav dışında yaşanacak.
Ama sistem değişirse…
- Tek adımlı sorular yerine çok aşamalı problem setleri
- “Doğru şık hangisi?” yerine “hangi yol daha mantıklı ve neden?”
- Zaman baskısından çok karar kalitesi
ölçülmek zorunda kalacak.
Bu da üniversiteye girişin sadece bir sıralama aracı değil, bir düşünme testi haline gelmesi demek.
Üniversiteye giriş sistemi, Agentic AI çağında hâlâ “kim daha çok ezberledi?” diye mi soracak, yoksa “kim daha iyi düşündü?” demeye cesaret edebilecek mi?
Çünkü teknoloji tarafında cevap belli. Agentic AI, ezberi zaten geçti. Geriye kalan tek mesele, sistemin buna ne kadar hızlı uyum sağlayacağı.
Belki de asıl sınav artık öğrenciler için değil, eğitim sistemi için başlıyordur.


